arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘insan’

Dere Neden Taştı / Ergenekon Parmağı

Perşembe, 10 Eyl 2009

Eski zamanlar da nadir diyebileceğimiz ama günümüzde ve ilerleyen yıllarda çokça karşılaşacağımız doğa olaylarına bir bir acı da olsa tanıklık etmekteyiz.Malum küresel ısınma artık yağış şekillerini farklılaştırdı ve dengesizleştirdi.Bu dengesizlik içinde beklenenden farklı durumlarla karşılaşmaktayız.Deprem olayıda böyle başlamıştı.Binlerce insanın ölmesi “Deprem Bilinci” denilen bir kavram yarattı.Benzer şekilde 9 Eylül’den sonra da (Umarım ders alınır) “Doğa Bilinci” adını vereceğimiz bir kavram ortaya çıkar.Nasıl ki depremin yarattığı yıkım bina ve insanlardan kaynaklanmakta ise 9 Eylül’de yaşanan ve daha sonraları da yaşacağımız sel felaketlerinin sebebi de bina ve insan faktörüdür(Kafa yapıları değişmesse).Binaları o bölgelere plansızca yerleşmesine izin veren yerel yönetimler,bu yönetimleri kullanarak evleri inşaa eden kişi ve kişiler yaşanan ölümlerin,yıkımları haliyle görünmez sorumluluları.

Bir afette sebep aramak ve bulmak kolaydır.Ama sebep ararken siyasi çıkar uğruna bir yerlere yamanmak ise Türkiye gibi ülkelerde görülen ender vakalardan biridir.Aynen Haber 7 internet sitesinin 10 Eylül günü manşetten verdiği haberde olduğu gibi“Taşan derede Ergenekon parmağı”

Sorumluluk almak zordur.Özellikle insan hayatların yok olduğu ve yerleşim yerlerinin harabeye döndüğü bir olayda sorumluluk almak zordur.Ama suçlu bulmak ve “ben bunu bir yerlere yamayayım,zaten mantığım değil ama hayat düşüncem bu yönde yazmamı emrediyor” şeklinde haber yapmak ise kolay bir olay olsa gerek.

Yazık,yaşanan her doğal felaket bir çok kişiyi sorumlu ve belkide şuçlu kılmakta.Burada aranan sen yaptın böyle oldu,ben yaptım böyle olmadı değil.Yapanın yanına kar kalan olaylarda giden canlara ve yanan yüreklere çare olabilmektir.Benzerlerinin yaşanmasını ise elden geldiği kadar engelleyebilmektir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

buraktolga Gündem , , , , , , , , , , , , , , ,

Obama Giderken Neler Götürdü?

Salı, 07 Nis 2009

Bir Amerikan başkanı daha geldi geçti ülkemizden,tüm görkemi ve duruşuyla.Peki diğerlerinden farkı neydi.Ne oldu da bize sempatik geliverdi veya sempatik duruş sergileme yeteneğiyle seviverdik(!)Aslında bir farkı yoktu,ziyaret edilen mekanlar,konuşmalar,söylemlerin her başkanda olduğu gibi Obama’da da aynı olması yanı görüntüleri bizlere tekrar yaşattı.Ve hepimiz “Ben bu filmi bir yerden hatırlıyorum” demedik mi?Aslında kendisinden ziyade Türkiye’ye ne getirdiği ve ne götürdüğü daha da önemli.Getirdikleri malum bir sürü araba,koruma ve elbisedir galiba.Götürdükleri ise onlar için kesin bir şey söyleyemeyeceğiz.Çünkü kendisi gibi gidenleri önümüzdeki yıllarda görebiliriz.

Ortada Tek Başına Kalmak

Belkide istenilen olay bizim büyüklüğümüzün kendi gözümüzde başkaları tarafından büyütülerek,yakın bir zamanda ne Ortadoğu’ya ne batıya ne de Kafkaslar’a olan bağlantılarımızın koparılarak her telden çalan ama yalnızca kendi dinleyen bir ülke olma ihtimalimiz önümüzlerde yıllarda ortaya çıkacak gibi.Avrupa’ya karşı korumacılık üstlenen Amerika,Kafkaslar’da bazı sınır kapılarını açmamızı böylece açık olan diğer sınırlarla olan ilişkimizi koparmak istemekte (Azerbeycan).Ortadoğu’da taraf olmamız istenilip daha önceleri akıtılan kanları görmemezlikten gelinmesi istenmekte.

Gazze Naraları Boşuna Mıydı?

İlginçtir,Obama’nın TBMM’de yaptığı konuşmada bir şey dikkatimi çekti.Acaba dedim bir baba yiğit olurda şöyle meydana çıkar “Siz değilmiydiniz,Gazze’de kanlar akarken,çocuklar öldürülürken İsrail’e onay veren destekleyen” şeklinde bir cümle ile tüm dünyaya ikinci bir Davos şovu yapacak birisini gözlerim aradı.Diyelim bu çok üst noktada bir olay olmuş olsun peki alkışa ne demeli,alkış yerine alkışlamamakla da bir tepki gösterilemez miydi?Ama bizim insanımız bir kere gaza geldi mi tutana aşk olsun,alkışlar alır başını gider.Bir iki alımlı laf,bir iki poh pohlama ile olan biten ne varsa unutulur gider.

Televizyondan izlediğim kadar İstanbul ve Ankara’da ki trafik çilesi de işin cabası.Alternatif yollarda gidilmek istenilen yerlere kapalı olunca çileyi yine bizler çekmekteyiz.

Tarih boyunca İngiltere “Batmayan Güneş” söylemi ile dünya üzerinde varlığını farklı kıtalardaki ülke ve bu ülkelerin insanlarına hissettirdi.2.Dünya Savaşı ile beraber Amerika,İngiltere’nin rolünü üstlendi.Bu rol içinde yapılması gerekenler bir bir sahneleniyordu.Bu sahnede rolünü farkında olmadan oynayan ülkeler ve insanlar kendi sahip olduğu kaynaklardan yoksun bırakılırken,kültürlerini ve benliklerinide yitirmekteydi.Zaten önemli olanda bu noktada bu kaynaklar ve kültür aşınması yaşanırken bunun farkından olmadan kendi içimizden yapılıyormuş gibi hissetirilmesidir.Yani yapanda yıkanda yine bizlermiş gibi hissetirilmemiz.Umarım bu aşamada geleceğe umutla bakamayan genç neslimizden bazı kavramlarının kafalarında yarattığı şekiller iyi tanımlanır ki bu ülke için her zaman kaygı duyanların yine bizler olacağımız unutulmaz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

buraktolga Gündem , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Obama Sempatik Birisi Midir?

Salı, 31 Mar 2009

Amerika başkanının ziyaretine az bir zaman kala gündem seçim ve BBP liderinin de içinde bulunduğu helikopter kazası.Nisan ayının ilk günleriyle beraber gündemimize Amerika ve Obama kelimeleri yerlerini alacak.Haliyle bütün televizyon ve gazetelerde de iki kelime gündemi tamamiyle kaplayacak.Bu iki kelimenin dünyanın hangi ülkesi olursa olsun gündem oluşturması normal.Zaten yazının tamamını gündemi oluşturan kelimelerin ağırlığı oluşturmayacak.Peki ne oluşturacak denirse,aşağıdaki sorunun cevabı ziyaretin öneminin arkasında kalan nedenleri oluşturacak.

Soru :Neden ilk ziyaretlerinden birini Türkiye’ye yapıyor?

Cevabı haliyle herkesin bildiği gibi Türkiye’nin coğrafi konumundan kaynaklanan önemi mi diyeceğiz.Yoksa komplo teorilerini sıralayıp “Hımm doğru yaa” diye ağzımız açık mı bakacağız.Her ne kadar ağzımız açık bakmasakta,ileriye dönüp planlar ziyaretin ana nedenlerini oluşturmakta.

Dikkat edilirse eski başkan Bush’un astığım astık kestiğim kestik tavırlarıyla dünyaya,Amerikan imajını alabildiğince köreltti.Bu imajın yeni planların uygulanması için düzeltilmesi gerekmekte.Özellikle Amerikan karşıtlığının çok olduğu ülkelerde bu imajın tekrar yerini eskisi gibi (!) düzeltilmesi gerekmekte.Bu aşamada şu an ki dış işleri bakanı bayan Clinton bu doğrultuda yaptığı bir günlük ziyarettte olduğunca emek sarf etti.Örnek mi özel bir televizyon kanalında kadınlara yönelik bir programa katılması dahi imaj düzeltme operasyonunun bir parçası değil mi?

Medyamızın bu tür durumlarda insanlarımıza olayı yansıtma şekilleride haliyle ilginç.Sempatiklik adına yapılanları insanımızın beynine güzelce kazımakta.Daha düne kadar Gazze’de öldürülen insanların,ölümüne destek veren Amerika değil miydi?

Daha önceleri yaşanan benzer olaylarda da Amerika el altından köstek olmadı mı?Ama insanımızı en özel noktasından vurmayı bilenler acıma,eziklik,masumiyet kelimelerinden kapıları açmaktalar.Hoşgörü,iyi niyet,duygusallık noktalarından poh pohlamaktalar.

Sonuçta Obama’da bu aşama da programı yettiğince “siz özelsiniz,önemlisiniz,ortağımızsınız” kelimelerinden yola çıkarak acaba hangi sempatik hareketlerle,medyamızında katkılarıyla insanlarımızın gönlünü alma çabalarına girişecektir.Görüp izleyeceğiz ( Zaten yıllardan beri yaptığımızda bu değil mi?)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

buraktolga Gündem , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,