Benzini En Güzel Şekilde Nasıl Alınırsınız ?
Geçmiş yıllarda dünya ölçeğinde ki petrolün varil fiyatı 150 dolar rakamına ulaştığında herkesin gözü korkmuştu.Türkiye’de ki litre fiyatının tüketiciye ulaşmasının maliyeti 3.25 liraydı.Bu rakam o zamanlar için endişe verici bir şekilde tepkilere yol açmıştı.Benzer şekilde e-posta gruplarından gelen postalarda bir günlüğüne benzin almama eylemi bile yapılması gündeme gelmişti.Ama yemek acılıda olsa ağzımız buna alıştı.Nasıl alışmasın ki bahane ortada “Dünyada yükseliyor,bize de ek maliyet geliyor.Bizimde zam yapmaktan başka çaremiz yok” gibi alışıla gelmiş kelimeler topluluğunun kulağa gelmesi bizim için normaldi.
Peki ya şimdi ne oldu.Petrol fiyatları dünya ölçeğinde 150 dolara mı geldi?Rafineri çıkış fiyatlarında ki fiyatlar mı artı?Tabiki hiç biri,verilecek cevap koyun gütmeyi nasıl yaptığınıza bağlı.Ben çobanım nerede yemlenirlerse orada kalırım.Yem yok mu farketmez bakışarakta karınları doyar.Koyun değiller mi zaten.
Gündemi yakından takip edenler bilirler.Seçim öncesi ekonomik anlamda yaşanan durgunluğa bir de küresel krizin yan etkileri eklenince bazı gelir kalemleri azaldı.Özellikle halkın para harcamamasıyla ortaya çıkan Türkiye içi rahatsızlık Maliye Bakanlığı’nı zora soktu.Çare çok basit,bugün toplama çıkarma işlemi yapan biri dahi bu tür bir durumda azalan paranın vergi olarak halktan gelmesi gerektiğini bilir.Burada ek olarak bir hatırlatma yapmakta fayda var.Vergi her vatandaşın görevi,karşılığında alınan hizmetle orantılı değşim gösterdiği sürece.Örneğin AB ülkelerinde en yüksek vergi alan ülkelerin başında Fransa gelmekte.Bu yüzden dünyaca ünlü bir Fransız sinema sanatçısı kendi ülke vatandaşlığından çıkarak İsviçre’yi yeni vatanı olarak kabul etmiştir.
Vergi dedik,alınan hizmet dedik,ek getirilerin (son 1 yılda) nasıl kapatılacağını söyledik.Ama ben ve benden başka binlerce insan dahi neden petrolün varil fiyatının 70 dolar olduğu bir dünyada otomatik olarak yaşanan artışlara cevap bulamadık.Almamak mı,mümkün mü? Her anımızın ulaşım olduğu şu ortamda pek olasılıklı gözümüyor.O zaman tek bir çare var.”Benzini en güzel şekilde nasıl alınırsınız?” cümlesine herkesin parayı kasaya verirken içinde hissettiği duygularla alakalı durumlar söz konusu.Umarım pek fazla duygu yoğunluğu yaşamayız.Yoksa günlük olarak andığımız kişi sayısı kafamızı yorabilir.
Not:6 Agustos 2009′da gazetelerden okuduğum ilginç bir öneriyi burada da belirteyim.Yanılmıyorsam tüketici birliğinden bir yetkili benzin artışı ile ilgili bir fikir beyan etmiş.Benzin fiyatının 5 lira olmasını istemiş.Sebebini de her gün kuruş kuruş artan rakamların artık insanlarda yılğınlık yarattığını,5 lira olması durumunda uzun süreler artış,zam,fiyatlandırma gibi kelimelerin lügatımızdan çıkacağını vurgulamış.Ben kendisine şu ortama katılmaktayım.En azından kasa başında duygu yoğunluğu yaşamayız.











Yorum