Ölen bir insanın arkasından tanımayanlar sorar “Nasıl ölmüş,kaza mı eceli ile mi” diye
Ahmet F.Elçi,ne kaza geçirdi ne de eceli ile öldü! Bu sistemden beslenenler bu meslektaşımızı öldürdü!
Meslektaşımız bir öğretmen ama sistemin kendince doğru ifadesi ile sözleşmeli bir öğretmen (di).Haliyle yaz aylarında maaş alamadığı için ek iş yapması gerekiyordu.Çalıştığı okulda ders kitaplarını taşırken aniden yere yığılarak öldü.
Ne acı değil mi? Geçim derdine düşmüş herhangi bir vatandaştan biri.Aslında asıl acı olan ölüm şeklini göz önüne getirdiğinizde hissettiklerimiz,durup bir şeyler söyleyememek olsa gerek.
Allah rahmet eylesin,ailesine ve yakınlarına sabır versin.Yakın bir zamanda bir büyüğümüzün (!) söylediği gibi belki ölmeye bilirdi.Nasıl mı? Sözleşmeli öğretmenliği seçmeyerek…
Not:Haberin aslı http://www.milliyet.com.tr/sozlesmeli-ogretmen-hamallik-yaparken-oldu/turkiye/sondakika/07.08.2010/1273647/default.htm
buraktolga Eğitim, Gündem acı, ahmet fazlı elçi, hamallık, öğretmen, ölüm, sözleşmeli
“1 Mayıs 2003 Perşembe günü sabah saatleriydi.Herkesin uykuda olduğu bir zamanda yanımda yatan ev arkadaşımın bağrışını duydum.Sonra çaresizce üstümdeki battaniyeyi yüzüme doğru çekerek kendimi sakladım!Kaldığımız bina deprem konutuydu ve bu yüzden de çok sallanıyordu.Sarsıntı bittiğinde ev arkadaşlarım ve ben kendimizi sokakta bulduk.Sonra bildik sahneler korku içinde insanlar,çocukların ağlamaları,eşine dostuna telefonla arama telaşesi….Sabah saatlerinde ( 03:27 ) olan depremin üzerinden 6 saat geçmişti.Kendimizi Çeltiksuyu İlköğretim Okulu‘nun bahçesinde bulmuştuk.Çünkü buradaki okul yıkılmıştı ve ölen öğrenciler vardı.Sonra Bingöl merkezi gezdik yıkılan evler,enkazlar bağrışmalar…”
Bugün 1 Mayıs 2010 depremin üzerinden 7 yıl geçti.176 kişinin can verdiği bu doğa olayını Bingöl’e 20 km.uzaklıkta bulunan Genç ilçesinde öğretmen olarak görev yaparken yaşadım.Çok kötü bir tecrübe oldu.İnsanlar,çocuklar öldü.Bu günü untmak imkansız,bu yıl dönümünde hatırlamak ve ölen insanlara bir kez daha rahmet dilemekten başka bir şey gelmiyor elimizden.
Ve Serkan Hoca;toprağın bol olsun.
Not:Serkan Hoca;deprem anında Çeltiksuyu Yatılı İlköğretim Okulu’nda görevli bir öğretmendi.Deprem anında her gün ders verdiği öğrencileri ile beraber yaşamını yitirdi.
buraktolga Gündem 1, bingöl, çeltiksuyu, deprem, hoca, ilköğretim, mayıs, okul, okulu, ölüm, sabah, serkan
23 Ocak 2010 ff’ten alıntı “Medya neredeyse her ay rutin olarak “darbe” kelimesini ve türevlerini gündeme sıcak sıcak sunmakta.Alıştık gibi bundan sonra ki darbe haberi Şubat ortası,sonraki Mart ortası…” şeklinde ki yorum bir nevi doğrunlandı.Gerçi bunu bilmeyi gerektirecek bir ön seziniz olması şart değil.Aylardan beri nasıl ve nereden çıktığı belli olmayan belgelerle beraber kişi veya kişiler önce medya tarafından yargılanmakta.Sonra da alın size bunlar öcü diye manşetlerden inmemekte.Artık öcü olup olmadıklarını zamanla göreceğiz.Ama bir sonraki medya haberi için Mart ortasını beklememiz gerekecek gibi.
buraktolga Gündem darbe, ff, Gündem, haber, kişi, kişiler, medya, yargı
Tatili seven bir millet olarak Kurban Bayramı’nı geçirdiğimiz bu günlerde gelecek yılın tatilleri ilgili haberi görünce hemen merakla tıkladım ve 2010 yılında Kurban Bayramı’nın 9 gün olma ihtimalinin olduğunu gördüm.Ayrıca 2010 yılında resmi ve dini bayramlar olarak tatil sürelerimiz artacak.Tatillerin bu şekilde uzaması ara sıra ders ortamıdan uzaklaşmamız için güzel,kötü tarafı ise kesilen ek dersler :)Merak edenler için 2010 yılına ait resmi ve dini bayramların tarihleri aşağıdadır.
1 Ocak Cuma Yeni Yıl Tatili
23 Nisan Cuma Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
1 Mayıs Cumartesi Emek ve Dayanışma Günü
19 Mayıs Çarşamba Gençlik ve Spor Bayramı
30 Ağustos Pazartesi Zafer Bayramı
8-11 Eylül Ramazan Bayramı
28-29 Ekim Cumhuriyet Bayramı (1,5 gün)
15-19 Kasım Kurban Bayramı
buraktolga Gündem 19 mayıs, 2010, 23 nisan, bayram, bayramı, bayramlar, cumhuriyet, dini, kurban, ramazan, resmi, tatil, zafer
Eski zamanlar da nadir diyebileceğimiz ama günümüzde ve ilerleyen yıllarda çokça karşılaşacağımız doğa olaylarına bir bir acı da olsa tanıklık etmekteyiz.Malum küresel ısınma artık yağış şekillerini farklılaştırdı ve dengesizleştirdi.Bu dengesizlik içinde beklenenden farklı durumlarla karşılaşmaktayız.Deprem olayıda böyle başlamıştı.Binlerce insanın ölmesi “Deprem Bilinci” denilen bir kavram yarattı.Benzer şekilde 9 Eylül’den sonra da (Umarım ders alınır) “Doğa Bilinci” adını vereceğimiz bir kavram ortaya çıkar.Nasıl ki depremin yarattığı yıkım bina ve insanlardan kaynaklanmakta ise 9 Eylül’de yaşanan ve daha sonraları da yaşacağımız sel felaketlerinin sebebi de bina ve insan faktörüdür(Kafa yapıları değişmesse).Binaları o bölgelere plansızca yerleşmesine izin veren yerel yönetimler,bu yönetimleri kullanarak evleri inşaa eden kişi ve kişiler yaşanan ölümlerin,yıkımları haliyle görünmez sorumluluları.
Bir afette sebep aramak ve bulmak kolaydır.Ama sebep ararken siyasi çıkar uğruna bir yerlere yamanmak ise Türkiye gibi ülkelerde görülen ender vakalardan biridir.Aynen Haber 7 internet sitesinin 10 Eylül günü manşetten verdiği haberde olduğu gibi…“Taşan derede Ergenekon parmağı”
Sorumluluk almak zordur.Özellikle insan hayatların yok olduğu ve yerleşim yerlerinin harabeye döndüğü bir olayda sorumluluk almak zordur.Ama suçlu bulmak ve “ben bunu bir yerlere yamayayım,zaten mantığım değil ama hayat düşüncem bu yönde yazmamı emrediyor” şeklinde haber yapmak ise kolay bir olay olsa gerek.
Yazık,yaşanan her doğal felaket bir çok kişiyi sorumlu ve belkide şuçlu kılmakta.Burada aranan sen yaptın böyle oldu,ben yaptım böyle olmadı değil.Yapanın yanına kar kalan olaylarda giden canlara ve yanan yüreklere çare olabilmektir.Benzerlerinin yaşanmasını ise elden geldiği kadar engelleyebilmektir.
buraktolga Gündem 9, bilinç, bilinci, deprem, dere, derede, doğa, doğal, ergenekon, eylül, felaket, insan, parmak, rant, sorumlu, taşan
22 Temmuz’da gerçekleşecek olan Güneş Tutulması çoğu bilim insanını hareketlendirmiş durumda.Hareketlilik diğerlerine nazaran bu güneş Tutulması’nın zaman olarak daha uzun süreli olması ve çoğu şehri gündüz vakti karanlıkta bırakacak olması.Bu da 22 Temmuz’da ki Güneş Tutulması’nı ilginç kılmakta.İşin diğer tarafında ise bir kandırmacanın bu gibi evrensel olaylarla yine gündeme gelmesi.Astroloji adı altında günlük,haftalık ve uzun vadeli olarak anlatılan yalanların bu Güneş Tutulması ile revaçta olması insanı hem kızdırıyor hem de güldürüyor.
Hemen söyleyeyim uzayda her cismin birbirine kütle çekimi olarak etkisi mevcuttur.Bu etki uzaklıkla ters,birbirini etkileyen cisimlerin kütleleri ile doğru orantılı olarak değişmektedir.Bu anlatılan cümlede mevcut etkileşim,uzay boşluğundaki milyarlarca yıldız ve gezegen için geçerlidir.Peki Astroloji saçmalığı bu olaydan nasıl nemalanıyor ve insanların ruh halleri ile nasıl oynuyor?
Çok basit,insanın her daim ihtiyaç duyduğu olay umutla hayata bakabilmektir.(Türkiye gibi ülkelerde bu umut para ile de satılmaktadır da) Astrologların (ilginç bir kelime) Güneş’i, yıldızların babası olarak görmeside umut saçmalığının belkide zirvesini oluşturmakta.(Şu anda bilinen Güneş’ten daha büyük yıldızlarda başka galaksilerde bulunmaktadır)Bu gibi evrensel olaylarda bilinen saçmalıklar insanların yaşamlarına uygulanmak istenmekte.Aslında yazının başından beri Astroloji’ye saçmalık dememim ve umut tacirliğinde bulunan bu sözde astrologlara sorulacak tek bir soru var “Uzay boşluğunda milyarlarca gezegen ve yıldız belli mesafelerle birbiriyle etkileşmekte ise Güneş’i 8 gezegenin dışında etkileyen yıldız bulunmamakta mı?”
Tabiki bulunmakta ama Astroloji saçmalığında bu fiziksel etkileşim gözardı edilerek sadece Samanyolu galaksisindeki cisimlerin birbiri ile olan davranışları üzerine umut dağıtılmakta.
buraktolga Gündem 22, boşluk, dünya, gezegen, güneş, samanyolu, temmuz, tutulma, tutulması, uzay
Televizyondan takip ettiğim kadarıyla TOBB genel kuruluna ülkemizin biri iktidar diğeri ana muhalefet parti liderleri bu toplantıya iştirak etmişler.Haliyle büyük haber ama yandaki fotoğrafın bazı haber sitelerinde veriliş şekli “Şaka Değil” veya “Foto Montaj Değil” şeklindeydi.İlginç olan ülkemizdeki siyasetin (o da varsa) ne hale geldiği,ülkenin iki lideri aynı koltukta oturmalarına bile şaşırır olduk.Haber siteleri bile bunu okuyucusuna sunarken “Montaj Değil” başlığı ile yayınlamakta.Bu derece mi nefret içindeyiz.Bu kadar mı birbirimizin arkasından atmışız.Aynı koltukta oturmak bile insanları şaşırtan bir haber oluyorsa demek birbirimizin arkasından ya da yüzüne bayağı bir laf söylemişiz ki oturmak bile endişeli bir hal alır olmuş.
buraktolga Gündem ülkeler, değil, foto, genel, haber, iki, kurulu, lider, montaj, nefret, parti, siyaset, tobb, ülke
Acı günler pek hatırlanmak istenmez.Unutulur,hatırlayanlar o kötü günü yaşayanlardır.Acısını hissedenlerdir.İşte o acılardan birini yaşayan biri olarak unutulması mümkün olmayan günlerin içinde yer alan 2003 Mayıs Bingöl Depremi’nin bugün yıl dönümü.Ölenlerinin çoğununun çocuklar olması olayı daha da can sıkıcı yapmaktadır.Şu an ki adıyla Çeltiksuyu Sabah Gazetesi İlköğretim Okulu’n da 40 civarında ilköğretim öğrencisi feci bir şekilde can verdiler.Tabiki başlarında bulunan bir de öğretmenleri vardı,Serkan Akyaz.Kendisi ile 2001 yılında Burdur’da askerlik yaparken tanışmıştık.Ortak olarak ikimizde o yıllarda Bingöl’de öğretmenlik yapıyorduk.Ama mesleğinin getirdiği önemden dolayı deprem anında önceliği öğrencilerine vermesi belkide kendisinin ölümüne yol açtı.Ama kendi canına mal olacak bu olay o gün depremden 4 saat sonra kurtulan öğrencilerle konuştuğumda kendilerinin kurtuluşu olmuştu.İşte böyle bir kişinin ölümü sade kalmamalıydı ki kalmadıda.Bingöl merkezde adı bir ilköğretim okuluna verildi;Serkan Akyaz İlköğretim Okulu.Canını kurtarmak istediği öğrencileri için feda eden bu arkadaşımın ve meslektaşımın eminim ki mekanı cennettir.
Bu acıyı yaşamış ve daha sonrada başka ortamlarda yaşayan biri olarak bu yıl dönümünde de ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum.
Not:Çeltiksuyu İ.Ö.Okulu yatılı bir okul olduğu için iki binadan oluşmaktadır.Deprem anında yatılı olan kısmı çökmüş ve buradaki öğrenciler can vermiştir.Hemen yanında bulunan derslik binasında bir tek çatlak bile olmaması da ilginç bir ayrıntıdır.
buraktolga Gündem 1, 2001, 2003, akyaz, askerlik, bingöl, burdur, çeltiksuyu, deprem, depremi, ilköğretim, mayıs, öğrenci, okul, okulu, ölüm, serkan
Yorum